Browsed by
Aylar: Ağustos 2016

Hic Bir Karsilasma Tesaduf Degil!

Hic Bir Karsilasma Tesaduf Degil!

Udaipur’dan Mumbai’ye gidiyoruz… Ahmet, Tulay ve Sinan’la…  Bir yandan Shanker Mahadevan ve Pandit Jasraj’dan Hanuman Chalisa adlı parça çaliyor… Yol boyu pirinç tarlaları, ağaçlar… Şehirlerde göremediğimiz yeşili yol boyunca görüyoruz… Tıngır tıngır giden trende, kapısı açık vagondan rüzgar yüzüme vura vura geçtiğimiz manzarayı seyretmek huzur veriyor… 29 yaşında Hintli bi çocukla tanışıyoruz… Ne kadar temiz yüzlü… Dünya Arkadaşlık Günümüzü kutluyor…

20160807_095535

Yola çıkalı 68 gün olmuş… Düşünüyorum da ne çok insan ne çok hikaye… Her biri bir armağan benim için, her biri bir ayna hem de en buyugunden… Kalbime, aklıma dokunan…

Beni gideceğim yere kadar götüren Nepalli Amca, evi depremde yıkılan ve çadırda kalıp beni ufacık yerde ağırlayan Nepalli aile, annesinin kendisi için yaptığı yemeği bizimle paylaşan Hintli çocuk, şekerim düşünce bana ellerinde ne yiyecek varsa veren Hintli aile ve şimdi de trende bize Samosayı 10 rupi yerine 20 rupi’ye satmaya çalışan satıcıyla tartışan Hintli çocuk…

Tek başına çıktığım yolculukta bir de yolumun kesiştikleri, yola birlikte devam ettiklerim var… Yolculuğun ilk günü  Katmandu’da tanıştığım çok sevdiğim Ayfer Hocamın Mumbai’de yaşayan öğrencisi Asmin… 8 yıl önce Kaş’ta tanıştığım ve 1,5 senedir yolda olan Tülay sayesinde tanistigim ve yola birlikte devam etmeye karar verdiğim Ahmet… Rishikesh’te tanıştığımız, ardından Amritsar’da Golden Temple’da karşılaştığımız Arjantinli Fermin… Yine Amritsar’da yolumuzun kesiştiği ve Jaipura hep birlikte gitmeye karar verdiğimiz İspanyol Alex… Jaipur’da tanıştığımız Hollandalı Mark… Jodhpur’da Hostelde tanıştığımız Alman Sean… 8 yıl sonra ilk kez Hindistan’da görüştüğüm Tulay…. Jaisalmer’de tanıştığımız Sinan…

20160805_203139

20160802_175021

Biliyorum ki bu karşılaşmaların, kesişmelerin hiç biri tesadüf değil… Herkes kendi yolculuğunu yaşarken, kendi adına öğrendikleri, deneyimledikleri özel… Yolumun kesistigi guzel insanlarin tuttugu aynada bazen gordugum aci verse de ben kendi payıma düşeni şükranla kabul ediyorum… Hücrelerime, iliklerime işlemiş her bir kalibin çöküşünü büyük bir keyifle izliyorum…

George Bataille şu an yaşadığım deneyimi Acephale’de şöyle izah ediyor;

Kendimi huzura terk ettim, ta yok olana kadar
Savaşımın sesleri nehirlerin denizde ve yıldız parçalarının gökte kaybolmaları gibi ölümde kaybolurlar
Savaşın kuvveti eylemin sessizliğinde elde edilir
Huzura giriyorum, bilinmeyen bir arzuya giriyor gibi
Bu bilinmeyen arzuya dalıyorum
Bu bilinmeyen arzuda kendime dönüşüyorum