Koh Phangan II

Koh Phangan II

10 gun sonra merhaba dunya ? 8 gunluk vipassanayi (inziva) kafayi yemeden tamamladim ya da iyice kafayi yedim ? henuz normal yasama adapte olamadim, alismaya calisiyorum. Meditasyonu ilk kez Istanbul’da sevgili hocam Vajracaksu Dharmachari’den ogrenmistim ancak hic uzun sureli bir inziva tecrubem olmamisti. Daha once Malezya’da bi girisimim olmustu hatirlarsiniz ancak kabul edilmedigim icin yapamamistim. Guney Tayland’in en buyuk tapinaklarindan birine gitmeye karar verdigim gun, Koh Phangan’da yagmur altinda yururken beni motoruna alan David ile tanistim. Sohbet ederken Koh Phangan’dan vipassana icin ayrilacagimi soyledigimde adadaki tapinaklardan birinde vipassana olacagini ve cok degerli bir hocanin katilacagini soyledi. Ben de Koh Phangan’da yapmaya karar verdim. Ve boylece cok degerli hocamiz Antohny ile tanisma sansim oldu. Hayat iste tesadufler zinciri ? Toplam 10 gun tapinakta kaldim. Konusmak, telefon, yazi yazmak, kitap okumak, muzik dinlemek, dans etmek yasak. 8 gun boyunca sabah 4’te kalkip, tum gun meditasyon yapip, aksam 9da da yattik. Tahtadan halince bir yatakta, sert bir yastik uzerinde uyumaya calistik. Her gun yarim saat ormanin icinde dokulen yapraklari supurduk. Gunde sadece 2 ogun yemek yedik. O da sadece bugday ve meyve ? Biri saat 7.30da digeri 11.30’da sonrasinda ise saat 5te cay veya sicak cikolata. Dusumuzu kovalara doldurdumuz soguk su ile yaptik. Az yemeyi, ac gozlu olmamayi, olumlu ya da olumsuz hissettigimiz tum duygulari kabul etmeyi, azla yetinmeyi, sabirli olmayi ve sahip olduklarimiza sukretmeyi ogrenmeye calistik. Ozellikle Anthony’nin her gun bize verdigi 1.5 saatlik budist ogretileri ise sanirim bu 8 gunun en kiymetlisiydi. Anthony derslerinde ozetle sunu anlatti; “Icinde yasadigimiz sistem reklam uzerine kurulu koca bi balon. Surekli mutlu olmamiz gerektigi soyleniyor ve biz mutsuz veya stresli oldugumuz anlarda bu duygulari kabul etmek yerine bu duygulari reddetip ya kendimizi alisverise vuruyoruz ya da baska seylerle surekli mesgul ediyoruz. Ya gecmisi ya da gelecegi dusunuyor asla anda kalamiyoruz ve icimize donemiyoruz. Cunku bize surekli bir sey olmamiz gerektigi ogretiliyor. Ve siz inzivayi bir iskence veya hapisane olarak gorurken asil hapisanede yasadiginizi ve iskence gordugunuzu fark etmiyorsunuz bile. Cunku size ogretilen bunun normal oldugu. Ama yine de kendinizi mutsuz hissediyor ve surekli mutluluk icin arayis icine giriyorsunuz. Oysa hayat uzuntusuyle, kederiyle, kizginligiya, mutluluguyla bir. Bunu kabul etmediginiz surece huzura ermeyeceksiniz. Hic bir sey size ait degil, bedeniniz bile. Esyalara, insanlara ve duygulara bagli oldugunuz surece hic bir zaman tam anlamiyla ozgur olamayacaksiniz. Hic bir seyi kisisel algilamayin. Unutmayin hic kimse sizi uzmez veya sinirlendiremez. Siz uzulmeyi veya sinirlenmeyi tercih edersiniz.” Tabi bunca ogretiden ve pratikten sonra 5.gunumuzde makarna ve salatayi gorunce hepimizin gozu dondu. Soyle soyliyim sessizlik olmasaydi o an ciglik atabilirdim mutluluktan. Ac gozlu olmamizin ogretildigi gun nefsimize hakim olamadik ? Ama bunu da fark etmek ayrica guzeldi. Inzivanin en enteresan kismi da 80 yasinda Estonyali bir amcanin bizimle olmasiydi. Yasina ragmen hala hayati ve kendini kesfetmemeyi birakmamak ve bu gelisimin aslinda bir omur boyu surdugunu gormek benim icin en degerli tecrubelerden biriydi. Umarim bir gun hepiniz bunu deneyimler ve icinize bir yolculuk yaparsiniz. Ufak ufak alistirma yapayim diyenler Anthony gunde 3 ogun 10ar dakika meditasyon onerdi ? Hepiniz sevgiyle kalin ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir