Myanmar gunleri kaldigi yerden devam ediyor.

Myanmar gunleri kaldigi yerden devam ediyor.

Gunaydin… Myanmar gunleri kaldigi yerden devam ediyor… 12 saat suren tren yolculuguyla tapinaklar sehri Bagan’a ulasiyorum. Nerede kalinir, ne yapilir bakmadigim icin tren istasyonunda 4 yabanci adamin yanina gidip nerede kalacaklarini soruyorum ve onlarla birlikte hostele gidiyorum. Sehrin girisinde sehre giris parasi odeniyor. 25 bin kyat. Biz kacamiyoruz ama odemeden gecenler de var. Ancak Aralik ayi yuksek sezon oldugu icin mutlaka tapinaklarda soruyorlar. O yuzden gidilen tarihe gore dikkat etmek gerekiyor. Hostele vardigimizda tren istasyonunda tanistigim adamlarla ayni odayi paylasiyoruz. Ancak zaten birkac gun onceden hastalanacaginin sinyalini veren vucudum, Bagan’a varinca su koyuyor ve o gunu hostelde yatakta geciriyorum. Neyse ki gece odayi paylastigim Iran asilli Danimarkali Said benim halimi gorup uyandiriyor ve ilac veriyor. Sabah 4’te gun dogumu icin uyaniyorum. Vucudum hala kirgin ama gun dogumu icin son bi gayret… Hava epey soguk. Dolunay gecenin karanligini aydinlatirken Said ve diger tanistigim Taylandli Nut ile motorla gun dogumunu seyredecegimiz tapinaga gidiyoruz. Vardigimizda igne atsan yere dusmeyecek bir kalabalik var. Saat 4.30. Tum fotografcilar tripodlariyla coktan yerlerini almis. Sormadan edemiyorum. Kacta geldiniz kuzum siz? 2.30da diyor adam ? 2 saat sogukta gunesin sahneye cikmasini bekliyoruz… Gunes dogmaya basladiginda, arkamda gokyuzunde dolunay saliniyor… Bagan, Myanmar’in en turistik yeri ama o manzara gozlerimi doldurmaya yetiyor iste. Gunes ve ay ayni anda gokyuzunde birbirlerini selamlarken balonlar ucuyor gokyuzunde… Gordugum.en buyuleyici manzara… Gunes dogar dogmaz insanlar da ayriliyor tapinaktan. Biz kaliyoruz vadinin, sessizligin keyfini cikariyoruz. Sonra Said, Nut ve ben motora atlayip kahvalti etmek icin merkeze donuyoruz. Motoru kiraladigimiz kadina 3 kisi motorun ustunde yakalaniyoruz ? Diyor ki bi motor daha kiralamaniz lazim. Said’e diyorum ki ben motor kullanamam, korkuyorum diyorum. Yok diyo sen bu isi burada halledeceksin. Said’in beni ikna etmesi epey zaman aliyor ama ikna ediyor, elektrikli motorsiklet kiraliyorum. Ama sorun nasil kiraliyorum. Vucudumda stresten, korkudan titremeyen yer yok. Said sabirla talimatlari veriyor, yureklendiriyor beni. Ve motoru kullanmaya basliyorum. Bi korkunun daha ustu ciziliyor. Nasil keyif aliyorum, nasil mutlu oluyorum cocuk gibi, nasil bi rahatlama hissediyorum size anlatamam ? 2 gun Nut ve Said ailem oluyor. Said ve Nut kendi hikayelerini anlatiyor. Ben kendi hikayemi anlatiyorum. Said bosandiktan sonra yasadiklarini ve kendini nasil yollara vurdugunu ve kendisini nasil kesfettigini anlatiyor. Nut da harika bir isi ve geliri varken her seyi nasil biraktigini… Etegimizde ne kadar tas varsa dokuyoruz. Bazen agliyoruz, bazen guluyoruz. Bazen sokaklarda “It’s holiday” diye bagiriyoruz. Gun dogumundan gun batimina muhtesem Bagan vadisi, tanistigim bu guzel insanlarla benim icin daha da guzel oluyor ? Ve simdi siz bu satirlari okurken ben, Kuzey Tayland’da Chiang Mai’de Nut ve Said ile kahvalti yapiyorum ? Bir sonraki durak Hsipaw. Orda gorusmek uzere ?
Instagram’dan takip icin: instagram.com/didemmollaoglu

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir